18 Haziran – 22 Haziran Haftasının Önemli Gelişmeleri
Uzun zamandır merakla beklenen çok önemli gelişmelerle dolu bir hafta geçirdik. Yunanistan seçimleri, G20 zirvesi, FOMC toplantısı geçtiğimiz hafta piyasalarda büyük dalgalanmalar yarattı. Gelin hep beraber bu gelişmelerin piyasayı geçtiğimiz hafta nasıl etiklediğini tekrar bir hatırlayalım.
17 Haziran Pazar günü Euro’nun geleceği açısından çok önemli bir gündü. Yunanistan seçimleri kimi uzmanlar tarafından Yunanistan’ın Euro’yla tamam veya devam referandumu olarak kabul ediliyordu. Sonuçlar kurtarma paketine destek veren Yeni Demokrasi + PASOK koalisyonunu çıkarmazsa başa gelecek olan Syriza hükümetinin Yunanistan’ı Euro’dan çıkışa kadar sürükleyecek bir dizi politikalar izlemesinden korkuluyordu.
Fakat korkulan olmadı ve Yunan halkı Yeni Demokrasi’yi birinciliğe taşıdı. Hafta içerisinde de Yeni Demokrasi + PASOK + Demokratik Sol Parti koalisyonu kurularak Yunanistan hükümet krizini ve Euro’dan çıkışı şimdilik gündemden kalkmış oldı.
Haftanın diğer önemli gelişmesi Pazartesi ve Salı günü devam eden G20 zirvesiydi. Zirveden AB krizi ile ilgili önemli bir karar çıkmadı. Bu açıdan bir hayal kırıklığıydı çünkü piyasada G20’den AB krizi ve global büyüme kaygılarına karşı somut bir adım bekleniyordu.
Geçtiğimiz hafta içinde piyasanın en çok önem verdiği gelişme tabiki FOMC toplantısı ve sonrasına açıklanacak olan kararlardı. Piyasa yeni bir varlık alımı, QE3, için kendini haftalarca hazırlamıştı fakat Fed QE3 yerine twist operasyonunu uzatmaya gidince büyük bir hayal kırıklığı yaşandı. Haftalardır gelen kötü istihdam ve talep verilerine rağmen Fed’in hala varlık alımına gitmemiş olması ilerisi için de piyasanın kaygılarını artırdı. Bu durum piyasada önümüzdeki aylar için QE3 umutlarını biraz azalttı.
Geride bıraktığımız hafta bu üç büyük olay dışında çok kritik diğer bazı gelişmeler yaşandı, önemli veriler açıklandı.
Özellikle Yunanistan’daki hükümet krizin gündemden kalkmasının ardından piyasanın İspanya’daki sorunlara odaklanması ve Pazartesi günü İspanya 10 yıllık tahvil faizleri Euro’nun kurulmasından bu yana ilk defa 7% üzerini görmesi kritikti.
Bunun yanında AB’nin amiral gemisi Almanya ile ilgili önemli veriler geldi. ZEW ekonomik atmosferi, Ifo iş dünyası atmosferi ve PMI verilerinin hepsi Almanya’da da gidişatın pek parlak olmadığına işaret ediyor.
İngiletere’den de ay başındaki PPK toplantısına ait tutanaklar geldi. Daha önceki PPK’da dokuz üyeden iki üye (Miles, Posen) varlık alımı için oy kullanırken, bu ayki toplantıda dört üye (Miles, Posen, King, Fisher) varlık alımı yanlısı oy kullanmış. Yani BoE’de ton gittikçe gevşiyor. Bu nedenle önümüzdeki ay BoE’nin 50 milyar GBP’ye kadar varlık alımı yapabileceği beklentileri oluşmaya başladı bile.
Haftanın diğer bir önemli verisi de Çin’den gelen HSBC flaş imalat PMI verisiydi. Veri Çin imalat sektöründeki daralmanın son sekiz aydır kesintisiz devam ettiğini gösteriyor. Bu da global büyüme endişelerini daha da artıyor.
Perşembe günü Moody’s’den dünyanın en büyük bankalarına gelen not indirimini de hatırlamakta yarara var. Zaten sıkıntı içerisinde olan piyasanın ateşini daha artırdı Moody’s.
Bizim için de önemli bir haftaydı. İçeride Perşembe günü TCMB faiz kararı açıklandı. Beklendiği gibi faizler sabit kaldı fakat TL zorlunlukların altın karşılık oranı 20% seviyesinden 25% seviyesine çıkarıldı. Daha önemli bir gelişme ise Çarşamba sabahı Moody’s’den gelen not artırımıydı. Moody’s Türkiye’nin notunu bir seviye artırarak Ba2’den Ba1’e çıkardı.
Paritelere kısa bir bakış yaptığımızda genel olarak satışların baskın olduğu bir hafta geçirdiğimizi görüyoruz.
Yunanistan seçim sonuçları paritelerin daha yukarıdan açılmasını sağlasa da İspanya 10 yıllık faizlerinin 7% üzerine tırmanması, G20’de istenen somut adımların atılmaması, Fed’ten QE3 gelmemesi, Almanya, Çin ve ABD verilerinin olumsuz gelmesi paritelerin haftalık bazda kayıplar yaşamasına yetti.
EURUSD haftayı 60 pips yukarıda 1.27 hemen üzerinde açtı ve gelen hızlı alımlarla 1.2740 üzerine kadar tırmandı fakat Pazartesi günü İspanya faizlerinin 7% üzerine çıkmasıyla parite 1.26 altına çekildi. G20’den somut bir adım gelmemesi, Fed’in yeni bir varlık alımına gitmemesi ve kötü Almanya verileri de EURUSD üzerinde satış baskısının hafta boyu devam etmesini sağladı. Bu nedenle parite haftalık bazda 140 pips düşerek Cuma gecesini 1.2560 seviyesinin biraz üzerinde kapattı.
GBPUSD paritesi de hem gevşek PPK tutanakları hem de USD’ye olan talebin artmasıyla haftayı yaklaşık 115 pipslik bir düşüşle 1.5585 seviyesinde kapattı. Beklentiden daha kötü gelen işsizlik değişimi ve enflasyon verileri de bu düşüşe hız kattı.
Beklenenden çok daha iyi gelen Yeni Zelanda büyüme verisinin ve daha sıkı tondaki RBA PPK tutanaklarının etkisiyle NZDUSD ve AUDUSD paritelerindeki satışlar daha sınırlı oldu. NZDUSD haftayı 0.7900 seviyesinin hemen altında 10 pipslik bir düşüşle kapatırken, AUDUSD 50 pips aşağıda 1.0060 seviyesine kapattı.
JPY, haftayı diğer para birimlerine karşı düşüşle geçirdi. USDPY, EURPY, GBPJPY pariteleri haftayı başladıkları yerden daha yukarıda kapattı. JPY’deki bu değer kaybının arkasında BOJ toplantı tutanaklarının ilerde yeni bir gevşeme için kapıyı tamamen açık bırakması ve dış ticaret açığının beklentiden çok daha fazla gelmesi var. Ayrıca Japonya başbakanı Noda’nın G20 zirvesinde diğer liderlere JPY’nin aşırı değerli olması konusunda dert yanması ve spekülatörleri suçlaması da JPY’deki düşüşün hızını artırdı.
USDTRY de risk iştahındaki kötüleşmenin etkileriyle haftayı 120 pips artışla 1.8137 seviyesinde kapattı. Moody’s’den gelen not artırımı pariteyi bir miktar aşağı çekse de Fed’ten QE3 gelmemesi nedeniyle dolara olan talebin artması USDTRY alımları getirdi ve TRY bu hafta yatırımcılarını üzdü.
Kuşkusuz haftanın en kötüsü altındı. Fed’ten varlık alımı beklentileriyle 1630 seviyelerine kadar tırmanan altın Çarşamba akşamki FOMC’den istediği haberleri alamayınca gelen satışlarla 1557 seviyesine kadar geriledi. Haftalık bazda ise altın 55 dolarlık bir düşüşle Cuma gecesini 1572 seviyesinde kapattı.
Kısaca özetlemek gerekirse piyasa Yunanistan’dan istediği sonucu almasına rağmen G20 ve FOMC büyük hayal kırıklığı yarattı. Bunların üzerine olumsuz Almanya, Çin ve ABD verileri de eklenince piyasa riskli para birimlerinden kaçarak güvenli limanlara sığındı. Haftanın kazandıranı USD olurken kaybettireni altın oldu.
Biz de DövizDestek olarak, çalkantılı ve piyasanın yön belirlemekte kararsız olduğu bu günlerde üyelerimize platformumuz üzerinden anlık haber, yorum ve analizlerle destek vermeye devam ettik. Piyasa için dönüm noktası olan bu dönemde üyelerimizin zararını ve riskini minimize etmeyi başardık.





