Geçtiğimiz Haftaya Bakış (4 Haziran – 8 Haziran)

Geçtiğimiz Haftanın Önemli Gelişmeleri

Haziran ayının ilk haftası faiz kararı açıklamaları, varlık alımı gelişmeleri ve İspanya’daki bankacılık krizinin damga vurduğu bir hafta oldu. Sırasıyla RBA, BOC, ECB ve BOE faiz kararları açıkladı. Bunların yanında beklenmedik bir faiz kararı da PBOC’dan geldi. Ayrıca varlık alımı fanatiklerinin gözü de Perşembe günü Bernanke konuşmasındaydı.

Yunanistan meselesinin 17 Haziran’a kadar rafa kaldırılmasının ardından gözler İspanya banka ve bütçe krizi ile ilgili gelen açıklamalardaydı. İspanya hükümeti bütçe konusunda yardım istiyecek mi?, AB kurtarma fonlarının kötü durumdaki İspanyol bankalarına direk yardım etmesine izin verilecek mi? soruları ile ilgili yine bir çok yorum ve açıklama geldi fakat geçtiğimiz hafta da bu sorular net bir cevap bulamadı.

Ta ki Cuma günü haftasonunda Euro bölgesi maliye bakanları ve hazine bakanlarının İspanya konusunda telekonferans düzenleyecekleri haberleri çıkana kadar. Bugün yapılması beklenen bu telekonferanslarda İspanya’nın artık resmi olarak yardım talebinde bulunması bekleniyor. Bu gelişme Cuma günü öğleden sonra piyasaların bir miktar nefes almasını sağladı.

Haftanın en önemli açıklamaları ise Çarşamba günü faiz kararı açıklaması sonrası Draghi basın toplantısı ve Perşembe günkü Bernanke konuşmasıydı. Her iki başkan da her zaman olduğu gibi gelecekteki politikalar konusunda net bir fikir vermedi. Her iki konuşmadan da ‘Her seçenek masada, gerektiği takdirde harekete geçmeye hazırız’ mesajı geldi tekrar.

Fakat son gelen beklenti altı istihdam verisinin ardından ve kimi diğer Fed üyelerinin tonlarındaki gevşeme eğilimi ile piyasa Bernanke’den varlık alımı konusunda bir ima bekliyordu. Bu ima gelmeyince de en büyük kayıbı altın yaşadı. Cuma günkü tarım dışı istihdam değişimi verisinin etkisiyle 1640 seviyelerine kadar tırmanan altın, Bernanke’nin kararsız bir ton segilemesiyle 1570 seviyesine kadar çekildi.

Yaptığı konuşmadan Bernanke’nin istihdamdaki bu hayalkırıklığının yapısal bir nedenden mi yoksa mevsimsel bir etkiden mi kaynaklandığı konusunda emin olmadığını gördük. Yani Bernanke yeni bir varlık alımı (QE3) konusunda kararsız.

Aynı akşam yayımlanan Bej Kitap büyüme konusunda birazcık daha iyimser bir tablo çizince ve Çin enflasyon verilerinin beklentiden çok daha kötü geleceği fısıltıları çıkınca altın bir kaç saat içerisinde 1630 seviyelerinden 1570 desteğine kadar geriledi.

Altında daha fazla düşüşün önüne, Cuma günü çıkan İspanya’nın telekonferansta resmi yardım talebinde bulunacağına dair haberler geçti ve altın bir miktar toparlanarak haftayı 1593 üzerinde tamamlamayı başardı. Fakat yine de haftalık bazda 30 dolarlık bir kan kaybı yaşamaktan kurtulamadı.

Faiz açıklamaları da peşi sıra geldi geçtiğimiz hafta. İlk önce Salı gecesi RBA faiz kararını açıkladı ve beklendiği gibi RBA 25 baz puan faiz indirerek faizleri 3.50% seviyesine çekti. Açıklama anında bir miktar AUDUSD satışı gelmiş olsa da hafta boyu gelen beklentiden çok daha iyi çeyreklik büyüme oranı, istihdam değişimi ve ticaret dengesi verileriyle AUDUSD toparlanmayı başardı. Bernanke’nin varlık alımından bahsetmemesi bu toparlanmayı olumsuz etkilese de AUDUSD haftayı 0.99 üzerinde yaklaşık 250 pipslike bir artışla geçirdi.

Sonraki faiz açıklaması ise Salı öğleden sonra BOC’dan geldi ve faizler beklendiği gibi 1.00% seviyesinde sabit tutuldu. Son dönemlerde global ekonomik görünümün daha da bozulması ve Kanada ekonomisi ile ilgili gelen verilerin hayal kırıklığı yaratması nedeniyle BOC’un tonunu biraz da olsun gevşetmesi beklenirken Bank of Canada aynı şahin duruşunu sürdürdü. Bu nedenle de hafta boyu Kanada’dan beklentiden daha kötü verilerin gelmesine rağmen CAD değer kazandı. USDCAD haftayı yaklaşık 150 pipslik bir düşüşle 1.0270 seviyelerinde kapattı.

Çarşamba günü sıra ECB’deydi. ECB beklendiği gibi faizleri 1.00%’de sabit tuttu ve Draghi yakın gelecekte yeni bir LTRO sinyali vermedi.  Fakat mevcut LTRO programlarının 2012 sonuna kadar devam edeceğini açıkladı. Piyasa ise bundan daha fazlasını bekliyordu Draghi’den. Bu nedenle Draghi konuşması sırasında EURUSD satışları gördük. Fakat parite haftayı toparlanma eğiliminde geçirdi ve Cuma gecesini 1.25 seviyesinin hemen üzerinde kapattı.

Band of England faiz kararını Perşembe günü açıkladı ve beklendiği üzere faizleri 0.50% seviyesinde sabit tuttu. 50 milyar GBP varlık alımı beklentisinde olanlar ise hayal kırıklığına uğradı. BOE varlık alımı programını da 325 milyar GBP’de sabit tuttu. Bu kararın açıklanmasıyla birlikte GBPUSD alımları geldi ve parite 1.56 seviyesini test etti. Salı akşamı ise GBPUSD’ye ABD’den kötü bir haber geldi ve Egan Jones, İngiltere’nin notunu AA seviyesinden AA- seviyesine indirdi. Fakat parite bu indirimden çok fazla etkilenmedi ve haftayı 1.5470 seviyesinde yaklaşık 120 pipslik bir artışla tamamladı.

Aynı gün çok beklenmedik bir gelişme yaşandı ve tam da BOE’nin kararını açıklayacağı 14.00’de PBOC sürpriz bir şekilde faizleri 25 baz puan indirerek 6.31% seviyesine çekti. Yaklaşık üç buçuk yıl sonra gelen ilk faiz indirimi ilk aşamada risk iştahını canlandırdı ve alımlar getirdi. Fakat daha sonra, Cumartesi gecesi gelecek olan enflasyon verilerinin beklentiden çok daha düşük geleceği nedeniyle PBOC’un bu indirime gittiği fısıltıları çıkmasıyla satışlar geldi. Bu fısıltılar gece gelen TÜFE ve ÜFE verilerinin beklentinin çok daha altında kalmasıyla doğrulanmış oldu.

Geçtiğimiz hafta içeriden de önemli veriler geldi. Pazartesi günü enflasyon verileri beklentiden çok daha düçük geldi. Cuma günü ise sanayi üretimi yıllık bazda beklentiden daha olumluydu. Fakat USDTRY geçtiğimiz haftayı içeride değil dışarıda olan bitenlerden etkilenerek geçirdi. Riskli para birimlerinde haftalık bazdaki toparlanmaya TRY’de ayak uydurdu ve USDTRY haftayı yaklaşık 400 pipslik bir düşüşle 1.8210 seviyesinde kapattı.

Risk iştahındaki iyileşmenin önemli bir göstergesi ise dolar endeksinin haftayı başladığı seviyenin 50 birim altında 82.45 seviyesinde kapatması oldu. Diğer bir güvenli liman JPY de risk iştahındaki canlanmayla haftalık bazda diğer para birimlerine karşı değer kaybetti. EURJPY, GBPJPY haftayı 250 pipsten daha fazla artışlarla geçirdi.

Petrol konusunda da haftanın son günü çok önemli bir gelişme yaşandı. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu, İran’la yürütülen nükleer çalışma görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlandığını  açıkladı. BOE ve Bernanke’den varlık alımı umutlarıyla 87.00 seviyesine kadar çıkan WTI, her ikisinin de hayal kırıklığı yaratamasıyla bir günde 5 dolar birden düşerek 82.00 altına kadar gerilemişti. Fakat İran’la ilgili bu flaş açıklamayla keskin alımlar geldi ve WTI haftayı 3 dolarlık bir artışla 84.40 seviyelerinde tamamlamayı başardı.

Özetle RBA dışındaki merkez bankaları piyasada biraz hayal kırıklığı yarattı. Buna rağmen hafta boyu İspanya kurtarma paketi ile ilgili çıkan haberler ve risk iştahındaki iyileşmeyle riskli para birimleri haftayı güvenli limanlar karşısında güçlü geçirdi. Haftanın kazandıranları da AUD, TRY gibi riskli para birimleri olurken, haftanın kaybedeni ise varlık alımı ile ilgili beklenen sinyalin gelmemesiyle altın oldu.

Geçtiğimiz hafta piyasada bir çok beklenmedik ve hayal kırıklığı yaratan gelişme yaşadık. Piyasanın sıkça ve çabukca yön değiştirdiği bir haftaydı. Yine de DövizDestek bu sancılı haftada üyelerinin yanındaydı ve yön vermeye devam etti. Bu dalgalı piyasa koşullarında rehbersiz kalmamak için sizin de tek yapmanız gereken DövizDestek ailesine katılmak.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.