Haftanın beşinci işlem gününün yavaş yavaş sonlarına yaklaşırken, hem hareketli bir haftayı hemde hareketli bir günü geride bırakmaya hazırlanıyoruz. Haftaya genel bir bakış açısıyla bakacak olursak, haftaya başlarken dolarda toparlanma hareketlerinin yaşandığı görülmüştü. Bununla birlikte Amerika tahvil faizlerinin son 4 yılın en yüksek seviyelerini görmesi, doların küresel bazda volatilitesini artırmıştı. Ek olarak son günlerde jeopolitik risklerin geri plana itilmesi ve Amerika ile Kuzey Kore arasında ki buzların kısmen erimesi piyasalarda risk iştahını oluşturmuş ve bu risk iştahı dolara pozitif yansımıştı. Bunların üzerine geçtiğimiz günlerde açıklanan Fed Bej Kitabında FOMC yetkililerinin ekonomik görünüm konusunda ılımlı ve pozitif oldukları görülmüş ve bu da piyasaları cesaretlenmişti. Doların pozitif hamleleri ile birlikte gözler USD/TRY paritesine çevrilmişti. Geçtiğimiz hafta ‘erken seçim’ kararı TL’yi pozitif fiyatlandırmış ve USD/TRY paritesinde aşağı yönlü hamlelere neden olmuştu. Fakat yeni haftaya başlarken dolarında toparlanma eğilimlerinden negatif etkilenen USD/TRY paritesi yukarı yönlü hareketlenmeler sergiledi. TL’nin zayıf performansları ile birlikte gözler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na çevrilmiş ve faiz artış beklentileri sıcaklığını artırmıştı. Bu sebeple hafta içerisinde yurtiçinde en önemli haber başlığı Çarşamba günü gerçekleşen TCMB faiz oranı kararıydı. Piyasalar bu toplantıda TCMB’den GLP’nde 50 baz puanlık faiz artışı bekliyordu. Toplantı ardından TCMB kararını verdi ve GLP’de beklenti üzerinde faiz artış gerçekleştirerek %12.75 olan oranı %13.50 seviyesine çekti. Karar ile birlikte TL’de volatilite oldukça artsa da ilk etapta aşağı yönlü sert hareketlenmelerin yaşanmasına sebep olmadı ve karar ardından USD/TRY paritesinde 4.10 seviyeleri test edildi. Fakat kararın pozitif yansımaları ve dolarında hafta başında ki sert rallisinin yavaşlaması ile birlikte USD/TRY paritesi toplantı sonrasında ki günlerde kademeli düşüş eğilimleri sergiledi. Haftanın öne çıkan gündemi bunlar olurken gün içerisinde de önemli ekonomik veriler takip edildi. Günün başrollerini Amerika ve İngiltere paylaştı. İki ülkeden de gelen büyüme verileri piyasalarda volatiliteyi artırdı. İlk olarak Amerika bölgesinden gelen veriyi inceleyelim. Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre ABD ekonomisi içinde bulunduğumuz yılın ilk çeyreğinde %2.3 oranında büyüme gerçekleştirdi. Piyasalarda ki beklentilerin üzerinde gelen bu veride beklentiler ise %2 oranında bir büyüme olması yönündeydi. Fed’in de yakından takip ettiği PCE ise bahsi geçen dönemde %2.5 olarak gerçekleşti. Bilindiği gibi FOMC yetkililerinin önce ki açıklamalarında ilk çeyrekte büyüme hızının bir miktar yavaşlayabileceği beklentilerinin olduğu görülmüştü. Bununla birlikte son günlerde çıkışları ile dikkat çeken ABD Hazine tahvil faizleri ise bir miktar düşüş yaşıyor. Haftaya küresel anlamda güçlü bir performans ile başlayan dolar, ilerleyen günlerde bu gücünü yavaşlatarak sürdürdü. Tüm bunlar ışığında USD/TRY paritesinde aşağı yönlü hareketlenmeler gerçekleşti ve parite an itibari ile 4.04 seviyelerinde fiyatlanıyor. Teknik olarak inceleyecek olursak yukarı yönlü hareketlenmelerde sırasıyla 4.0555 – 4.0705 – 4.0834 seviyeleri direnç noktaları olarak takip edilebilir. Aşağı yönlü gevşemelerde ise 4.0147 – 3.9960 – 3.9587 seviyeleri destek noktaları olarak test edilebilir.
Günün diğer önemli ekonomik verisi ise bahsettiğimiz gibi İngiltere’den geldi. Gün içerisinde gelen verilere göre İngiltere ekonomisi 2018 yılının ilk çeyreğinde %0.1 oranına yavaşladı. Bahsi geçen dönemden bir önce ki dönem ise İngiltere %0.4 oranında bir büyüme gerçekleştirmişti. Beklentilerin oldukça altında gelen bu veri ile birlikte İngiltere ekonomisi yaklaşık olarak son 4 yılın en kötü çeyreklik dönemini geçirmiş oldu. Veri ile birlikte sterlinde sert değer kayıpları yaşandı. Yılın ilk aylarında piyasalar İngiltere Merkez Bankası’ndan Mayıs ayında ki toplantısında faiz artışları bekliyordu. Fakat kötü gelen bu veriler ile birlikte bu beklentiler oldukça azaldı. Bilindiği gibi 2017 yılının sonlarında İngiltere 10 yıl aradan sonra faiz artışına gitmişti. Şimdi ise Mayıs ayında ki beklentiler ötelenerek Aralık ayına kaymış gibi gözüküyor. An itibari ile 1.37 seviyelerinde fiyatlanan GBP/USD paritesini teknik olarak inceleyecek olursak yukarı yönlü hareketlenmelerde sırasıyla 1.38740 – 1.39359 – 1.40389 seviyeleri direnç noktaları olarak takip edilebilir. Aşağı yönlü gevşemelerde ise 1.37299 – 1.36185 – 1.34657 seviyeleri destek noktaları olarak test edilebilir.
Euro bölgesinde ise gün içerisinde Avrupa Merkez Bankası’nın yayımladığı anket takip edildi. Profesyonel Tahminciler Anketi’ne göre bölgede enflasyon beklentisi düşürüldü. Buna göre 2019 yılı için beklentiler %1.7’den %1.6’ya; 2020 enflasyon beklentisi ise %1.8’den %1.7’ye düşürüldü. Bununla birlikte gün içerisinde takip edilen bir diğer konu Euro Bölgesi Ekonomi Güveni Endeksi idi. Endeks Nisan ayında beklentileri aşarak 112.7 seviyesinde gerçekleşti. Bununla birlikte mart ayı değeri 112.6 seviyesinden 112.7 seviyesine revize edildi. Bilindiği gibi dün Avrupa Merkez Bankası faiz oranı kararını vermiş ve beklentilere paralel olarak herhangi bir değişikliğe gitmemişti. Ardından AMB Başkanı Mario Draghi basın toplantısı düzenlemiş ve bu toplantıda ki konuşmaları ile birlikte kısa süre için EUR/USD paritesi yukarı yönlü hareketlenip 1.2209 seviyelerini görmüştü. Fakat buralarda tutunamayan parite dolarında toparlanma eğilimleri ile birlikte aşağı yönlü gevşemişti. An itibari ile 1.21 seviyelerinde fiyatlanan EUR/USD paritesini teknik olarak inceleyecek olursak yukarı yönlü hareketlenmelerde sırasıyla 1.21769 – 1.22503 – 1.23640 seviyeleri direnç noktaları olarak takip edilebilir. Aşağı yönlü gevşemelerde ise 1.20632 – 1.20229 – 1.19092 seviyeleri destek noktaları olarak test edilebilir.





