Haftanın kapanış gününün sonlarına yaklaşırken, haftaya genel bir bakış attığımızda oldukça yoğun ve volatil günleri geride bıraktık diyebiliriz. Bu hafta, genel olarak Aralık ayının merakla beklenen haftasıydı. Haftalardır tahminler yürütülen ve faizleri artıracak mı yoksa sabit mi tutacak diye merakla beklenen FED ve TCMB’nin toplantılarına ek olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın ve İngiltere Merkez Bankası’nın toplantılarıda gündemde olan gelişmelerdi. İlk olarak Çarşamba günü açılışı FED yaptı. Salı günü başlayan FOMC toplantısı Çarşamba günü son buldu ve TSİ 22.00’da faiz kararı açıklandı. Haftalardır piyasalarda ki beklentilere paralel olarak gelen karar ile FED faiz oranında 25 Baz puanlık bir artışa gitti. Ardından gözler yapılacak olan basın toplantısına çevrildi. Bu basın toplantısında 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin FED’in planları ve beklentilerinin ipuçları arandı. Açıklamaların ayrıntılarında 2018 yılına ilişkin büyüme beklentileri arttırılırken, işsizlik oranlarında ki beklentilerde düşürürdü. Beklentilerin önce ki günlerde kısmen fiyatlanması sebebiyle ve ABD’de ki enflasyon oranlarının halen istenilen düzeyde olmaması sebebiyle karar sonrası dolar kanadında azda olsa gevşeme hareketleri gözlemlendi. USD/TRY paritesi ise karar sonrasında ki saatlerde 3.80’lere kadar gevşemişti. Ardından gözler TCMB’ye çevrildi. Piyasaların genel beklentisi Geç Likidite Penceresinde (GLP) en az 75 baz puanlık bir faiz artışıydı. Fakat TCMB beklentilerin aksine GLP’de 50 baz puanlık bir faiz artışına giderken, politika faizinde ve faiz koridorunun alt ve üst bandında bir değişikliğe gitmedi. Gelen bu karar ile TL’nin üzerinde baskı oluştu ve parite yukarı yönlü sert hareketler ile 3.89’lu seviyeleri test ettirdi. Gün içerisinde neler yaşandığına baktığımızda ise önceki günlere nazaran volatilite kısmen daha azdı. Yurtiçinde sabah saatlerinde TÜİK’in açıkladığı işsizlik oranı verisini takip ettik. Gelen veriye göre Eylül ayında işsizlik oranı %10.6 oranında gerçekleşti. İstihdam konusunda ise içinde olduğumuz yılın eylül döneminde, 2016 yılının aynı dönemine göre artış yaşandı ve 28milyon 797bin kişiye ulaştı. Bu rakamları oranladığımızda ise %1.1 puanlık artış ile %47.9 oranına ulaşılıyor. Bununla birlikte bütçe dengesi ise 8.50B olarak gerçekleşti. Bir diğer gelişme ise Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu olan Fitch’ten geldi. Fitch’in yaptığı açıklamaya göre TCMB’nin dün ki hamlesinin zorlu koşullar karşısında harekete geçilebileceğini gösterdiğini fakat bunun en etkili şekilde ortaya konulmadığı belirtildi. Büyüme beklentisinde de güncellemeye giden Fitch, Türkiye’nin 2018 büyümesini %3.9 olarak öngördü. Makro anlamda USD/TRY paritesi için büyük resme baktığımızda karşımıza yurtiçinde enflasyon oranları çıkarken, siyasi bakımdan ABD ile gerçekleşen gerilime ek olarak Rıza Sarraf davası ve NATO ile gerilen ilişkiler karşımıza çıkıyor. Tüm bunlar ışığında gün içerisinde pariteyi incelediğimizde dalgalı bir seyir dikkat çekti. An itibari ile 3.86 seviyelerinde fiyatlamalar yaşayan paritede sırasıyla 3.9192 ve 3.9521 seviyeleri direnç noktaları olarak karşımıza çıkabilir. Aşağı yönlü olası gevşemelerde ise 3.8305 – 3.7747 – 3.6860 seviyeleri destek noktaları olarak test edilebilir.
Euro bölgesinde ise haftanın gündemi Avrupa Merkez Bankası (ECB) toplantısıydı. Genel anlamda piyasalarda bu toplantıdan bir değişiklik çıkacağı beklenmiyordu. Ve toplantı ardından verilen kararda beklentiler dahilinde oldu ve AMB faiz oranlarında bir değişikliğe gitmedi. Karar piyasalarda volatiliteyi çok sert etkilemese de, karar ardından AMB Başkanı Mario Draghi’nin yaptığı basın toplantısı volatiliteyi artırdı. Enflasyon konusunda ki görüşleri merakla bekleyen piyasalar Draghi’nin konuşmasında bu konuya odaklandı. Enflasyon için halen önemli miktarda teşviğin gerekli olduğu açıklamasını yapan Draghi; ekonomik ivmeninde oldukça sağlam olduğunu belirtti. Bununla birlikte 2017 ve 2018 büyüme tahminleri yukarı yönlü revize edildi. Gün içerisinde ekonomik takvim bakımında Euro bölgesi cılız bir gün geçirirken, EUR/USD paritesi gün açılış fiyatının bir miktar üzerinde fiyatlamalar yaşıyor. An itibari ile 1.1792 seviyelerinde fiyatlanan pariteyi teknik olarak inceleyecek olursak yukarı yönlü hareketlenmelerde 1.18364 – 1.18955 – 1.20045 seviyeleri direnç noktaları olarak takip edilebilir. Aşağı yönlü gevşemelerde ise 1.17445 – 1.17117 – 1.16198 seviyeleri destek noktaları olarak test edilebilir.
‘Güvenli Liman’ tarafına baktığımızda ise dolarda ki gevşeme hareketlerinin olumlu yansımasını görüyoruz. FED’in kararının beklentiler dahilinde olması ve daha önceden fiyatlamaların büyük çoğunluğunun yaşanmasına ek olarak, ABD vergi reformuna ilişkin endişelerin artması dolarda değer kayıpları yaşatırken altın fiyatlarına pozitif yansıdı. Yukarı yönlü hareketler ile son 1 haftanın en iyi seviyeleri yakınlarında fiyatlanan ons altın an itibariyle 1258 seviyelerinde işlem görüyor. Teknik olarak incelediğimizde 1262.67 – 1271.28 – 1277.18 seviyeleri direnç noktaları olarak takip edilebilir. Aşağı yönlü gevşemelerde ise 1249.01 – 1245.45 – 1236.84 seviyeleri destek noktaları olarak test edilebilir. Yen tarafına baktığımızda ise dolar karşısında son 1 haftanın en iyi performansının yaşandığın söylenilebilir. FED’in yumuşak duruşundan da destek alan yen ile USD/JPY paritesinde aşağı yönlü hareketler sergilendi. An itibariyle 112.340 seviyelerinde fiyatlanan paritede 112.840 – 113.269 – 114.087 seviyeleri direnç noktaları olarak karşımıza çıkabilir. Aşağı yönlü gevşemelerde ise 112.022 – 111.633 – 110.815 seviyeleri destek noktaları olarak test edilebilir.





